yol göstericidir umutlar... kapıyı açtıktan sonra istirhate çekilirler o kapıdan geçip içeriye bakmak bize kalmıştır... ya herşeyi göze alır içeri girer ve herşeye göğüs gereriz yada kapılarla dolu koridorda bir köşeye oturup başımızı dizlerimizin arasına sıkıştırıp sonsuza kadar korkak bir şekilde bekleriz... kaybolduğumuzu düşünürken aslında hep aynı yerdeyizdir... kaybolmamışızdır, kaybetmişizdir... kendimize olan saygımızı güvenimizi ve en önemlisi cesaretimizi... karışık olan yaşadığımız dünya değil... içerde yaşattığımız çocuğun dünyasıdır... ruhumuzun dünyasıdır... o bir çocuk bunu unutmayın her düştüğü ormanda her düştüğü bilinmez odalarda kaybolduğunu zanneder... o bir çocuk kimi zaman şüpheci kimi zaman ürkek kimi zamansa dünyaları yıkabilecek güçte bir "çocuk"... onun elinden tutup kaldırmak lazım, yine ilk zamanları gibi tutup ayaklarının üzerinde yürütmek lazım... ne yaparsanız yapın ne karar verirseniz verin cesaretinizi kendinize olan saygı ve güveninizi kaybetmeyin...
Tacko!
_________________
Dokunma bana,
Kirlenmesin ellerin,
Lanetlenmişlerin en lanetiyim...